Tükendi
Gelince Haber VerUsulsüz Vusul Olmaz
Mürid, mümkün mertebe şeyhinin sohbetinde bulunmaya çalışmalı, onunla sürekli irtibat hâlinde bulunmalı; ona hürmet etmeli ve mensubu bulunduğu tarikatın prensiplerine bağlı kalmalıdır. Ayrıca mürid, kerâmet meraklısı olmamalı, daima istikâmet üzere bulunmaya çalışmalı, takvâ ve vera' sahibi olmalı, elde ettiği her türlü kemâlâtı şeyhinin vesilesiyle olduğuna inanmalıdır.
Müridin mânevî terakkisi, bunun gibi usûl ve erkâna riayet etmesine bağlıdır. Aksi takdirde maksada vâsıl olmak imkân dâhilinde değildir. Nitekim buyruldu ki;
“Usûlü terk (zâyi) eden vusûlden mahrum olur.”
Bu söz hem zâhirî, hem bâtınî alanda bir düsturdur. Yani bir işte gayeniz-maksadınız cidden hedefe ulaşmaksa şayet, o işle ilgili usûlü bilmeniz ve uygulamanız şarttır.
Bu manada Mahmud Efendi Hazretlerimizin buyurduğu şu söz de bunu teyit etmektedir:
“Tarikata girmek ne kadar mühimse âdâbına riayet etmek de o kadar önemlidir. Usulsüz vusul olmaz. Mürid mürşidinin sözünü illa tutmalı.”
Mevlâ-yı Müteâl'den temennimiz; bu yolun edeplerine riâyetle Cemâl-i bâ kemâl'e seyrimizde vuslata nâil olmamızdır.
Selam ve dua ile...
